18 Tem 2014

Eyvah Yaşlanıyorum!

   Şu an saat 00:18... Temmuz ayının 18. gününe 18 dakika önce veda ettik ve ben 18 yaşımı an itibariyle bitirmiş bulunmaktayım.  Tam 24 saat önce telefonum çaldı arayan gizli numara...
 'Efendim'
 'Sende yaşlandın be Sarı...' Arayan kişi elbetteki benim biricik Çakma Çekiğim ...
 'Evet ya sorma büyüyemeden yaşlanıverdim' Burada hafif bir kıkırdama geldi kulağıma
 'Gerçekten büyüyemeden yaşlandın...'
 'Beyazım çıktı biliyor musun? Artık bana Sarı değil Beyaz demen gerekecek.' Tekrar bir kıkırdama...'Kaşınma kaşınma 3 ay sonra sende yaşlanacaksın!'
 'Ama bende beyaz yok ki, kızıl var'
 'Doğal kızıl diye bir şey yok biliyorsun dimi? Olanlarda kırmızı değil turuncu oluyorlar genellikle havuç gibi'
 'O da doğru...'
 'Eee sen beni moralimi bozmak için mi aradın?'
 'Ah aslında hayır... Doğum günün kutlu olsun diyecektim güzel bir giriş yapayım dedim.Benden önce kimse kutlamadı dimi? ' -Arkadaşın güzel girişi 'yaşlandın' oluyor.-
  'Teşekkür ederim ve hayır senden önce kimse aramadı.'  Bir miktar havadan sudan dedikoduları birbirimize aktardıktan sonra telefonları kapattık.

  Ardından canım sıkıldığı için bilgisayarımı açtım ama internet açılmadı, kısa bir süre sonunda Google amca açıldı ancak Google yazısı yaş pastalarla yazılmış ve yan tarafta 'Doğum günün kutlu olsun Ecem!' yazıyordu. Yani Google amca bile beni unutmamıştı. Sonra saatin 00:30 olduğunu fark ederek canım uykumun kollarına bıraktım kendimi... Sabah uyandığımda her zaman ki gibi kahvaltı ettim. Gayet normal bir gün gibiydi. Ama gibiydi, aslında hiçte normal değildi. Ben normalde 09:30 gibi bir saatte uyanamam daha çok o saatte 69. rüyamda olurum veya hiç yoktan elimde kutsal yastıklarım, yarı uyanık halde uyuyabileceğim daha serin yer arayışında olurum. Ama bu sabah öyle değildi. Saat 09:30 da uykusunun %90 ını almış, geriye kalan %10 u salla gitsin lazım değil modunda kahvaltı masasında çayımı bekliyordum. Neyse kahvaltımı yaptım, bilgisayarımı açıp müzik dinledim tam dördüncü müziğimi seçiyordum ki taaa lise 1. sınıftan tanıdığım ama taşındığından pek sık görüşemediğim arkadaşımdan bir mesaj geldi. 'Geçen 3 yılda hiç aksatmadan doğum gününü unuttuğum için üzgünüm. Dilerim geriye kalanları unutmadan bu işten yırtarım. Nice yaşlara!' Bu mesajı ilk gördüğümde benimde suratımda tıpkı sizde olduğu gibi bir ifade vardı ancak çabuk toparlayıp mesajını algıladım. 'Teşekkür ederim'

  Çok eğlenceli kızdır Püsük... Elbette ki adı Püsük değil. Püsük kedisinin adı. Ama o kadar kedisini sever ki ona adı yerine Püsük desem bana hiç kızmaz aksine mutlu olur. Biraz sohbet ettik ardından gece uyuyamadığını, tekrar nice yaşlar dilediğini söyleyerek kapattı. Ondan sonra herkese benim doğum günümü hatırlatılmış gibi beş dakikada bir kişi nice yaşlar mesajı attı internetten. Eskiden olsa herkes telefondan arar, mesaj atardı ancak herkes benim telefon düşmanı, internet dostu olduğumu öğrendiğinden olmuş olacak ki telefondan kimse kutlamadı. Dolayısıyla şu an telefonum nerede bilmiyorum. Sahi nerede benim zavallım?

  Neyse bu seneki doğum günüm evde monoton geçen bir doğum günüydü. Ama elbette hediyelerimi aldım. Kaptırmam kimseye onları!...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarda argo ve benzeri kelimeler kullanmamaya dikkat ediniz.
Türkçenin imla kurallarına uymaya özen gösteriniz.
+18 içerikli yorumlar yapmayı aklınızdan geçirmeyiniz.
Facebook ve Twitter Türkçesiyle yazılmış; k ve v harfleri yerine q,w,x harfleri kullanılan yorumlar okunmadan silinecektir.