10 Eki 2013

3 Kültür 1 İnsan

  Türkiye'nin en sevdiğim yönlerinden birisidir bir çok ırkın birlikte,tek ırkmış gibi yaşaması... Sizi bilmem ama bende işler fazlasıyla karışık. O şuralı,bu buralı derken işler sarpa sarıyor, her şey birden karışıveriyor. Örneğin kimin dedesi Bulgar, babaannesi Samsunlu, babası Ordulu olur? Efendim Türkiye'de memur çocuğu iseniz işler şekil A'da görüldüğü üzere işler biraz karışır. Bir de işe anne tarafı girdi mi benim işim tam çorba oluyor.

  Efendim ben; Benim... Sıradan,normal 17 yaşında, 1.46 boyunda ufak tefek, minyatür bir insan evladı. Ama işler nereli olduğuma gelince anlatması güç... Kolay yerden; anne tarafından başlayalım. Annem Çerkes. Canını,gözünün yağını yediğim her seferinde kocaman bir gurur öbeği ile söylediğim Çerkeslerden. Hani şu hem zarif hem de deli dans eden Çerkeslerden... Baba tarafıma gelince... Melezliğin dibine vurmuş bir insancığım. Babannemin anneannesi Çerkes. Diğer tarafı Karadeniz; babannemin baba tarafı hariç. Onlar Bulgaristan Göçmeni. Büyükbaba tarafımda Bulgaristan Göçmeni. Buraya kadar 'Ne var bunda karışacak? Bulgar göçmenisin işte' diyebilirsiniz. Fakat sorun şu ki: Osetlerde (Bir Çerkes boyu) soy anneden geçer. Yani toplum anaerkildir. Evin reisi baba olsa da baba yarısı amca değil dayıdır. Yani Türklerin tam tersi. Tamam oradan bakıldığında bir Türk için (yada ataerkil bir toplum ferdi için) çok komik bir durum ama takdir edersiniz ki böyle bir kültürde yetişmiş bir insan için de ataerkillik tuhaf. Hem de fazlasıyla... İlkokula başladığımda öğretmen bana nereli olduğumu sormuştu. Bende 'Çerkesim' demiştim. Sınıfta herkes bana bakıp gülmüştü ama o zamana kadar bildiğim buydu. Sonra öğretmenimiz soy ağacı çizmemizi istedi. Ben anne tarafımı eksiksiz doldurmuştum ama iş baba tarafıma gelince elimde defter ve kalem doğru babamın yanına gitmiştim. Sorduğum sorular bir baba için üzücü,bir torun için çok daha üzücüydü. 'Baba... Babannem yaşıyor mu?' benim için sorulması en zor soru buydu. O zamana kadar kuzenlerimin babannesine 'babanne' demiş, halalarına da 'hala' demiştim(ki hala diyorum). O güne kadar benim hiç babannem,büyükbabam olmamıştı. Hani şu reklamlarda torunlarına puding yapan babannelerden bende yoktu. Benim bir anneannem ve dedem vardı. Babam annesiz,babasız dünyaya gönderilmişti benim için.

  Bir gün babam beni bir eve götürdü. Hayatımda hiç görmediğim yaşlı bir kadının evine. Babamda anahtar vardı. Açtık eve girdik. Yaşlı kadın namaz kılıyordu. Anneannemden biliyordum namazın ne olduğunu. Oturdum ve namazın bitmesini bekledim. Namaz bitince babamın 'Anne ben markete gidiyorum bir şey istiyor musun?' demesiyle her şeyi anladım. O yaşlı kadın benim babannemdi. Babam çıkınca ilk sorduğum soru 'Sen benim babannem misin? Adın ne?' olmuştu. Bir anda babannem bana sımsıkı sarılarak ağlamaya başladı. 'Yavrumun yavrusu!.. Ah benim kuzuum!' Hem ağlıyor hemde bu sözleri söyleyip duruyordu. Vitrinde bana çok benzeyen başka bir kız çocuğunun resmi vardı. Hemen dikkatimi çekmişti. Kimdi bu?
'Bu kim?'
'Nüket ablan...'
'Benim Nüket diye ablam yok benim iki ablam var Seden ve Ceren!.. Nüket diye birini tanımıyorum ben!'
  Babannem yine ağlamaya başlamıştı. Ardından babam ve babamın yanında başka bir adam daha geldi.
'Naber fıstık?'
Bu adamdan hiç hoşlanmamıştım.
'Baba bu kim?'
'Amcanım ben senin insan amcasını bilmez mi?'
'O amca hiç varlığını bildirmezse tabii bilmez!' içimden söylediğim bu cümle bir kaç sene sonra söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. Sonra tekrar kapı çaldı. İçeriye bu sefer yalnızca ses olarak tanıdığım iki insan geldi. Anne ve kızı... Ben onları annemin arkadaşı olarak biliyordum. Kimse gelip de bana bu senin yengen ve kuzenin dememişti.
'Seda Abla bu adam benim amcammış biliyor musun?' Ne tuhaf, babasını kızına anlatıyordum hem de büyük şaşkınlıkla... O da benim gibi fazlasıyla şaşırmıştı. Kim bilir belki de onu kuzenim olarak kabul ettiğimi zannediyordu ya da hala zannetmeye devam ediyor... Oradan çıktığımda çoğu şeyi öğrenmiştim yada öyle umuyordum. Bana o tuhaf teyzelerden kimse bahsetmemişti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarda argo ve benzeri kelimeler kullanmamaya dikkat ediniz.
Türkçenin imla kurallarına uymaya özen gösteriniz.
+18 içerikli yorumlar yapmayı aklınızdan geçirmeyiniz.
Facebook ve Twitter Türkçesiyle yazılmış; k ve v harfleri yerine q,w,x harfleri kullanılan yorumlar okunmadan silinecektir.