31 Ağu 2013

Babam'a Ve Babaannem'e Mektup...

  Baba... Biliyorum, anneni kaybettin. Bu senin için büyük,kocaman,tahminimden çok daha büyük bir yıkım... Çok, çok büyük bir yıkım... Sen bunu fark etmiyorsun ama bende ağlıyorum her gün... Derslerden başımı kaldırmıyorum zannediyorsun... Üzgünüm ama senden saklamak zorundayım ağladığımı, içimi için için kor bir ateşin yaktığını... Babaannemi çok sevdiğimi... Senden,annemden,anneannemden saklamalıyım. Kimse bilmemeli bunu. Ancak bu şekilde güçlü durabilirim zannediyorum. Ancak bu şekilde yıkılmanı önleyebilirim. O senin annendi. Üzülmen,ağlaman,iştahının kesilmesi çok doğal... Ama sen yıkılırsan ben ne yaparım? Hiç beni düşündün mü? Sen bu acıyı yaşıyorsun ama lütfen bana bu acıyı yaşatma! Kıyma bana! Yazık bana da!..

  Babaanne... Ne yaptın sen bize? Babama... Anneme... Bana... Amcama... Yaşamın boyunca hiç sevmedin annemi,sevemedin. Belki sana öğretilen şeyi, kaynanalığı yaptın ama o gelin yinede yandı sana... 24 saat durmaksızın ağladı... Hiç durmadan, susmadan için için her saniye ağladı. Ya bana ne yaptın? Yazık değil mi bana? Her hafta,için için telefonla aramak,5 dakikalık konuşma için koca bir hafta beklediğim,iple çektiğim bir güne nasıl kıydın?

  Vasiyetini yerine getirmiş olmamız içimi bir damlacık rahatlatıyor. Sahi onunla aynı mezara girecek kadar sever miydin büyükbabamı? Nasıl bir sevgiydi bu? Aynı yere yatacak kadar... Orada karşılaşmışsındır umarım büyükbabamla... Sana söylemedik,kıyamadık sana ama Mehmet Amcam senden 2 yıl önce gitti oraya... Sema Yengem 52 gün önce... Böyle deyince daha da acıyor içim... Arkadaşlarım ölüme göbek attığımı zannediyor... Palavra! Düpedüz palavra! Yalnızca ağlamadım,ağlayamadım yengeme... Kızı benim yerime de yandı yeterince... O da sana yanmadı,yanamadı... Annesini 52 gün önce kaybetmiş,hiçbir şey söylenmeden babaannesine yollanmış 28 yaşındaki birinden ne beklenebilir ki? O hala için için yanmaktaydı anacığına... Şimdi ise babası onunla aynı acıyı paylaşıyor... Ben senin yerinde bunları aklımdan geçirirken annem fısıldar gibi 'Allah sıralı ölüm versin' dedi beni unutmuşcasına...

  Evet eğer öyle olursa kabak bana patlayacak... Herkesi ben gömeceğim... Gücüm var mı buna? Asla!.. Ben... Ben yerde yaralı karınca gördüğümde bile ağlayan ben,herkesi gömecekmişim... Hayal ürünü bu... Ben zaten her ölümde damla damla geliyorum oraya...

  Bugün 7. günün... Keşke doğumunun olsaydı ama vefatının... Bize acımadan gidişinin, aşkına,büyükbabama kavuşmanın yedisi... Kavuştun mu yarine? Ya o hiç görmediğim amcam? Büyümüş mü? Beni anlat ona... Belki babama benziyordur umuduyla içten içe sevdiğim ama bunu söylemeye kendime dahi cesaret edemediğim kişiye selam söyle...
Sen benim için hiç gitmedin... Hala o evde şen kahkahalarınla yaşıyorsun... Saat 16'da arayacağım seni yine... 'İyiyim ben hiç bir yerim ağrımıyor' diyeceksin. Arasam sahi yine aynı şeyi der misin? Keşke duysam sesini yine... Dokunsam sarılsam sana...

  Ilgın geldi dün... Albümümü karıştırdı. Bir fotoğraf buldu... Sen ve ben... Bizim deyişimizle 'İki hatun'... 'Bu kiiim?' dedi. Babaannem diyemedim. Soracaklarından, o lanet cümleyi bana tekrar tekrar kurduracağından... Bir anda sarıldı. 'Melek oldu dimi? Uçtu buradan. Özledin sende onu. Ondan ağlıyorsun...' Ağlıyormuşum. Ne ve kim olduğumu bilmeden bir torun olarak hala sana ağlıyorum... Birbirimizi hayatımız boyunca iki elin parmağını geçmeyecek sayıda gördüğümüze rağmen...

HOŞÇAKAL...

CENGİZ'İN KIZI...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarda argo ve benzeri kelimeler kullanmamaya dikkat ediniz.
Türkçenin imla kurallarına uymaya özen gösteriniz.
+18 içerikli yorumlar yapmayı aklınızdan geçirmeyiniz.
Facebook ve Twitter Türkçesiyle yazılmış; k ve v harfleri yerine q,w,x harfleri kullanılan yorumlar okunmadan silinecektir.